Blog

SADECE BİR ADIM AT

0

İnsan yarına kalmak ister, uzun yaşamak ister, kendinden iyi biriydi diye söz edilmesini ister, genlerinin, kültürünün yarına kalmasını ister; hiç olmadı bu dünyada hoş bir seda bırakmak ister.

     Peki istediklerini elde etmek için insan ne yapar? Harekete geçer mi? Yeterli çalışma özverisini gösterir mi? Günümüzde çoğu kişi hep isteklerinden, sahip olacaklarından, yapacaklarından bahseder. Fakat bunları gerçekleştirme eylemine girmez. Hep bahaneleri, bitmeyen işleri vardır; çalışacak, başlayacak fırsatları yoktur.  Fakat farkında mısın sen geçiyorsun, zaman geçiyor, hakikat geçiyor … Artık başlama zamanın gelmedi mi ?

      Bekleyip durduğumuzda, sadece gelecek temennilerinde bulunduğumuzda, keşfedilmeyi beklediğimiz zaman ömür geçiyor. Zamanı mümkün olduğu kadar iyi değerlendirmek gerekiyor. Geçen zamanın telafisi yok ve bunun farkına varıldığında faturası ağır olabiliyor. Sürekli yeni bir şeyler yapmamız lazım. Bunun için de ufacık bir adım atarak işe başlayabiliriz. Çin Atasözü şöyle diyor: “Uzun yolculuklar tek bir adımla başlar.” Olumsuz sonuçlanan bir işe girişsen bile bir sonraki seferde neyi nasıl yapmaman gerektiğini öğreniyorsun.

 Zig Zaglar ‘ın da dediği gibi “Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin fakat mükemmel olmak için başlamak zorundasın.”  Bunun için harekete geçmek, adım atmak, önceliklerimizi ve hedeflerimizi belirleyip başlamak gerekiyor.            

     Önemli olan yolda olmak, yol almak, durmamak, depresyona ve durağanlığa yenilmemek. Yolda destekçiniz mi yok? Harika! Kimse sizi keşfetmedi mi? Mükemmel!  Kendi içinizdeki mucizeyi ortaya çıkarmak için bundan daha iyi bir fırsat yoktur. Yalnızlık denen şey insanı çaresiz hissettiriyor fakat bir yandan da bu durum kendi iç dünyamıza, kendi yeteneklerimizi, kendi benliğimizi tanımamız için iyi bir fırsat olabiliyor. Çünkü seni senden daha iyi tanıyan kimse yok. Dışarıdan verilen motivasyonun etkisi kısa süreli oluyor. Önemli ve sürekli olan ise kendi içimizde bir kamçı yaratabilmek.

İnsan motivasyonunu kendi içinde yaratıp, verimli bir şekilde çalışmalı ki bu durum şüphesiz başarıyı da beraberinde getirecektir. İlhamımızı kendi iç dünyamızdan aldığımızda başladığımız işte süreklilik sağlama, başarıya ulaşma şansı da bir o kadar artacaktır. Frank Tibolt ‘da şöyle demiş: “Bize bir şeye başlamak için ilham gelmesi gerektiği söylenmemeli. Eylem her zaman ilham üretir. İlham nadiren eylem üretir.”  Eylemlerimiz, attığımız her adım, gittiğimiz her yol bize yöntemimizi gösterir, ilhamımızı verir. Bize kalan ise başlamak, harekete geçmek, adım atmak.

     Şu an evet tam da şu an başlamak için tam yeri ve zamanı! İçinde gömülü olan, keşfedilmeyi bekleyen çok şey var. Durma, kımılda, yol al … Çünkü sen yaparsın.

Sinem Ruşen

BANA BİR AKIL VER HOCAM!

Previous article

Girişimci Fikirlerin Destekçisi : KOSGEB

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Blog