Blog

NETWORKING

0

Geçmişte insanlar 200-300 kişilik kasabalarda yaşardı ve toplum yapıları; insanların meydanlarda, ev ziyaretlerinde oturup konuşarak birbirlerinin ihtiyaçlarını anlama, eksiklerini giderme gayesi üzerine kuruluydu. Bu bahsettiğimiz düzenin günümüz toplumunda, anlamını tam olarak karşılayan sözcük ise networking. Networking’in geçmiş toplum yapısındaki karşılığından tek farkı, geçmişte her şey doğallığıyla ve kendiliğinden oluşuyordu. Şimdi ise küçük kasabalarımızı kendimiz kurmaya ihtiyacımız var. Bu konuyla ilgili Türkiye’de speed networking alanının en iyisi olduğunu düşündüğümüz ve Business Networking Akademi’nin kurucusu Ertuğrul Belen’in “Hayalleri ve hedefleri konularla değil birbirimizle tasarlayalım” cümlesi bizler için oldukça yol gösterici. Ertuğrul Belen’in speed networking ile tanışma hikayesi kısaca şöyle: 

Kendisi üniversite yıllarında milli takımda bir yüzücü. Wisconsin Üniversitesi’ne aldığı yüzme bursuyla gidiyor ve geçirdiği bir kaza sebebiyle yüzmeyi bırakma kararı alıyor. Okul ücretini ödemek için bir staj aramaya başlıyor ve okuldan bir hocasına bu durumu anlatıyor. Hocası, ona okulda kendisi gibi staj arayan diğer insanlara ulaşıp ulaşmadığını soruyor ve bu soru Ertuğrul Belen’i çok şaşırtıyor, neden staja ihtiyacım varken başka kimlerin staja ihtiyacı olduğunu bilmem gerekiyor diye düşünüyor. Sonrasında Ertuğrul Belen, hocasının tavsiyesine uyuyor ve okulda kendisi gibi staj arayan insanlarla iletişime geçiyor, onların ihtiyaçlarının neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Bunun üzerine hocası, okula şirketleri davet ediyor ve sonuç olarak staj arayan öğrencilerle şirketler arasında bir networking ortamı sağlanıyor. Bu ortam sayesinde Ertuğrul Belen ve kendisiyle aynı amaçla o ortamda bulunan herkes staj buluyor.

Başarı dediğimiz şey, ihtiyacımız olan bir konuda kendimize oluşturacağımız faydadan daha büyük faydayı çevremiz için oluşturacak bir şey yaptığımızda geliyor. Ertuğrul Belen’in networking üzerine yaptığı araştırmalarda gördüğü en değerli şey bir insanın ihtiyaç anında bile başka bir insan için değer sunduğunu ve yanındaki kişinin başarılı olmasını sağladığını görmesi. Bu, kendi sosyal sermayemizi oluşturabilmek için atabileceğimiz en büyük adımlardan biri.  Sosyal sermaye, çevremizdeki kişilerin hedeflerini, ihtiyaçlarını anlamak ve bu konularda insanlara değer sunabilmekle oluşturulabiliyor.

Networking, sadece insanlarla bağ kurmak değil, bu bağı geliştirmek ve değerle sürdürmektir. Bunun hayatımızdaki karşılığı girdiğimiz stajlar ve staj süresinin bitişinden sonra orayla olan bağımız olarak düşünülebilir. Çoğumuz girdiğimiz stajlarda yetkinlikler kazanıyor, yeni bilgiler ediniyoruz fakat bunu sadece staj süremiz içine hapsediyoruz. Staj süremiz bittikten sonra o şirketle aramızda bir bağ kalmıyor. Şirketlerle, orada tanıştığımız insanlarla bağımızı sürdürebilme ile ilgili Ertuğrul Belen’in bir sözü var: “Bilgi al. İlgi ver.”.  Ayrıca “bu bağları nasıl sürdürebiliriz, değer ağı nasıl oluştururuz?” sorularına yol gösterici cevaplar sunan Ertuğrul Belen’in bu konuyla ilgili videosuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Türklerde networking, kendinizi ne kadar iyi tanıttığınızdan çok karşınızdaki kişiyle bulduğunuz ortak noktalarla kuruluyor. Bu yüzden bu ortak noktayı yakalayabilmek bizler için çok değerli. Ertuğrul Belen bir speed networking sonrası yaptığı bir ankette “tanıştığım 20 kişiden en az 2’si ile ortak noktam var, bir kez daha görüşmek istiyorum” diyen kişilerin %60 gibi büyük bir oranda olduğunu görmüş. Bu da demek oluyor ki: İnsanlarla ortak nokta bulmak sadece birlikte ne iş yapabiliriz anlamına değil; karşımdaki kişinin yaptığı işi, ilerlediği yolu anlarsam o kişiyi kendi çevremdeki başka biriyle örtüştürebilir ve ona yine destek olabilirim anlamına geliyor. Bir insana nasıl destek olabileceğimizi bilmek o insanı tanıyor olduğumuzu gösterir, ve bu tanışıklık geniş bir değer ağı kurmamıza önemli katkılar sağlar.

Network’ün ne kadar değerli ve gerekli bir şey olduğunun en farkında olan kişiler girişimcilerdir: Girişim serüveninizde sizi başarıya ulaştıracak 5 temel unsur vardır: Bunlar fikir, takım, teknoloji (zamanlama), piyasa ve finansmandır ve bu 5 unsur içinde en değerli olan bu yolculukta beraber olduğunuz takımdır. (“Fikirler nasıl girişime dönüşür?” sorusuna detaylı bir yanıt arıyorsanız bu konuyla ilgili yazımıza aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.)

https://fikirdengirisime.com/fikirler-nasil-girisime-donusur/

Girişiminizi başarıya ulaştırmak için ihtiyaçlarınıza yanıt verecek kişileri ekibinize katmanız veya onlardan destek almanız gerekecek ve geniş bir değer ağına (network’e) sahip olmak da ekibinize katacağınız doğru kişileri bulmanız için size ciddi anlamda kolaylık sağlayacaktır. Bu dünyada başarıya ulaşmak, ufkumuzu genişletmek için insanlarla işbirlikçi yaklaşımlar kurmamız, birbirimize elçilik etmemiz gerekiyor. Çünkü Ertuğrul Belen’in de dediği gibi bir kişiden bilgi almakla okuduğumuz bir kaynaktan bilgi almak aynı şey olmuyor, okuduğumuz kaynak bize bir değer ağı sunmuyor.

En değerli çözümler çevrendeki insanların kafasındaki bilgilerdir.” – Reid Hoffman

Eren Sincer

Dijital Not Tutma – Kullanabileceğiniz Uygulamalar

Previous article

21.Yüzyıl Yetkinlikleri Eğitim Programı – YetGen

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More in Blog